BİNİCİLİK NEDİR?
Binicilik, kısaca ata binme becerisi olarak tanımlanabilir. Biniciliğin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanır. Binicilik tarihine damgasını vuranlar, belki de savaşlarda önemli rol oynayan, süvari de denen atlı askerlerdir. İlk süvari birliklerini İÖ 2600'de Çinlilerin kurdukları bilinmektedir. Ama binicilikte asıl gelişme, 5. yüzyılda eyerin bulunmasından sonra gerçekleşti. Daha önceleri çıplak atın sırtına binilir ya da atın sırtına bir kilim ve battaniye atılarak oturulurdu. Günümüzde askeri amaçlı binicilik gerilerken, spor amaçlı binicilik önem kazanmıştır. Binicilikte başlıca iki biçim vardır: İngiliz ve Batı biniciliği. İngiliz biniciliği spor amacıyla yapılan biniciliktir. Batı biniciliği ise Amerika kıtalarında kovboy denen sığır çobanlarına özgü biniciliktir. Kovboylar, uzun üzengili ağır eyerler kullanır ve bacakları düz duracak biçimde ata binerler. İngiliz biniciliği ise, binicinin güvenliğini, binicinin atı denetimini ve atın rahatlığını dikkate alan bir anlayışa dayanır. Çocukların ata binmeyi öğrenmelerinin en iyi yolu, genellikle boylarına uygun, yere sağlam basan midillilere binmektir.
Ülkemizde binicilik sporu atalarımızdan gelen bir gelenek ve belki de genlerimizde varolan bu istek, şehir hayatının keşmekeşinden kurtulmanın doğaya duyduğumuz özlemi biraz da olsa gidermenin zevkli bir yolu.
At sevgisi, ilk kural
Binicilik sporunu yapmak isteyenler için ilk kural atları sevmek. Attan ürken, onunla diyalog kuramayan bir insanın, bu sporu yapması neredeyse imkansız. Atınızı yavaşça vurarak okşamalı, onunla konuşmalı, zaman zaman da ona şeker vererek küçük jestler yapmalısınız.
Ona ne kadar iyi davranırsanız, o da size o kadar uyum gösterecek ve sadık kalacaktır.
İyi bir binici olmak
At binmek uzaktan kolay gibi gözükse de, işin aslı öyle değil. Kişinin yeteneği, azmi ve çalışmasına göre iyi bir binici olmak 6 ay ile 5 yıl arasında süre gerektiriyor.
Kendine özgü giyim stili
Binicilerin rahat ve güvenli olarak at binmek için, öncelikle tok adı verilen bir kask takmaları gerekli. Bunun dışında, biniciler at pantolonu ve özel çizme de giymeliler.
Yaş sınırı yok
Binicilik sporuna başlamak için 5–6yaşları ideal, sağlığınız elverdiği sürece de at binebilir, fiziksel olarak da bacak kaslarınızı çalıştırabilirsiniz.
BİNİCİLİK TARİHÇESİ
Binicilik, atların küçük yaştan başlayarak eğitilmesi sonucu ata binmeyi sanat haline getiren uğraştır. Bu uğraş, spor amaçlı olarak yapıldığında "Binicilik Yarışmaları" adını alır.
Binicilik, at ve insanın mükemmel uyumuyla ortaya çıkan, son derece estetik olan ve bir canlıyla birlikte yapılan, bayan-erkek bir arada yarışılan tek olimpik spordur. Binicilik, bireysel gibi görünmesine rağmen aslında tamamen bir ekip sporudur. Ekibin en önemli üyeleri binici, antrenörü, at, atın bakıcısı, nalbantı vesaire olarak sayılabilir.
DÜNYADA BİNİCİLİK
Orta Asya'daki göçebe topluluklarının Milattan en az 2000 yıl önce atı binek hayvanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Atı, av ve savaş unsuru olarak kullanan en eski topluluklar Asurlular, Babiller ve Hititler'dir. İskitler de binicilik konusunda oldukça yetenekli olup, eyeri ilk kullanan topluluk olma ünvanına sahiptirler.
MÖ. 8. ve 7. yy'da İskitler tarafından atın Eski Yunan'a getirilmesi ile binicilik sanatı gelişmeye başladı. Eski Yunan'da atın ve biniciliğin önemi kavrandıktan sonra tarihçi Ksenephon tarafından binicilik üzerine bilgiler veren "Hippike-Binicilik" adlı bir eser yazıldı.
15. yy'da, atlara eyer konulması ve ağızlarına gem vurulması suretiyle biniciler, atları daha iyi yönetme ve at üzerinde daha iyi durabilme olanağını elde ettiler. Sportif anlamda binicilik karşılaşmaları ise 16. yy'da Avrupa'da başlayıp gelişerek buradan bütün dünyaya yayıldı. Binicilik, ilk kez 1912 Stockholm Olimpiyatları programına alındı. Günümüzde olimpiyatların binicilik ekiplerinin yarışmaları ile kapanması ise bir gelenek haline geldi. 1960'lı yıllara gelindiğinde binicilik sporunda, dünya çapında büyük bir gelişme görüldü. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra at, artık bir savaş aracı ve günlük yaşamın bir parçası olmaktan çıkarılarak, sadece sportif amaçlar doğrultusunda yetiştirilmeye başlandı. Böylece en modern biçimiyle at yetiştiriciliği ve birbiri ardına şampiyonalar, yarışmalar düzenlenmeye başlandı.
Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI), 1921 yılında kuruldu.
Dünyada ilk Binicilik
Günümüzden 4 bin yıl önce Orta Asya’daki göçebe toplulukların atı binek hayvanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Ata sağlam oturmanın ve üzenginin önemini ise ilk olarak İskitler kavramışlardır At sırtında savaşan ve avlanan en eski topluluk olarak Hititler tarihe geçmiştir. Ksenophon’un Hippike (Binicilik) adlı kitabı, binicilik konusunda yazılan ilk kitaptır Bugün de kullandığımız yöntemlerle atın zor kullanmadan eğitilebileceğini ilk ileri süren kişi, Ecolé de Cavalerie (Atların Eğitimi) adlı kitabın yazarı François Robichon de la Guérinière’dir. Türkler, Orta Asya'da göçebe olarak yaşadıkları eskiçağlarda iyi biniciydiler .Eski Türklerin çöğen, cirit gibi at sırtında oynanan oyunlarda usta oldukları bilinmektedir. Ama yerleşik yaşama geçildikçe ve Osmanlı döneminde, özellikle kentlerde binicilik önemini yitirdi ve askeri amaçlarla sınırlı kaldı. 1913'te Sipahi Ocağı'nın kurulmasıyla biniciliğe yeniden önem verilmeye başlandı Özellikle Cumhuriyet döneminde binicilik sivillerin de ilgi gösterdiği bir spor haline geldi. Türk biniciler uluslararası yarışmalara ilk kez 1931’de katıldı ve Yüzbaşı Cevat Mustafa bireysel sıralamada üçüncülük elde etti. Ertesi yıl Teğmen Saim Polatkan Nice konkurhipiklerinde “Kısmet” adlı atıyla ikinci oldu. Türk biniciler arasında uluslararası karşılaşmada ilk altın madalyayı 1934’te Viyana konkurhipiklerinde Teğmen Cevat Gürkan aldı. Uluslararası karşılaşmalarda adını duyuran ilk kadın binici Hayal Gönenli’dir ve 1971 yılında Balkan şampiyonasında gümüş madalya kazanmıştır Sonraki tarihlerde, özellikle Balkan ülkeleri arasında yapılan karşılaşmalarda pek çok Türk binici madalya almıştır.
Türkiye Binicilik Tarihi
1911- Türkiye'de ilk binicilik okulu "Binicilik ve Tatbikat Okulu" adı ile kuruldu
1913- Mahmut Şevket Paşa, Sipahi Ocağı'nı kurdu Bu ocak sayesinde özellikle ordu, biniciliğimizin en önemli kaynağı haline geldi
1923- Türkiye Binicilik Federasyonu kuruldu
1932- Türkiye uluslararası binicilik federasyonuna (FEI) üye oldu
1933- Türkiye'deki ilk milli binicilik karşılaşması İstanbul Taksim Stadı'nda yapıldı
1935- İlk altın madalyayı Achen Konkurhipikleri'nde, Üst Tğm Saim Polatkan Kısmet ile aldı
1936- Türk biniciliği ilk kez Olimpiyatlara katıldı Berlin Olimpiyatları'nda Yüzbaşı Cevat Kula, Çapkın ile ferdi 6 oldu Bugüne kadar yapılan en iyi olimpiyat derecesi
1938- Mussolini Uluslar Altın Kupası'na Almanya, İtalya, İrlanda, Romanya ve Türkiye katıldı Türk ekibi; Cevat Kula GÜÇLÜ, Saim Polatkan ÇAKAL, Eyüp Öncü ÜNAL, Cevat Gürkan ise YILDIZ isimli atlarıyla birinci oldu
1948- Türk biniciliği Londra Olimpiyat Oyunları'na katıldı
1956- Nuri Oğlakçı tarafından İstanbul Atlı Spor Kulübü kuruldu
1956- Türk biniciliği Stockholm Olimpiyat Oyunları'na katıldı Yüzbaşı Kemal Özçelik Eskimo ile ferdi 18 oldu
1958- Binicilik Federasyonu Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne bağlandı
1958- Binicilik Federasyonu yönetimine ilk sivil geldi Nejat Eczacıbaşı başkan oldu
1959- Nejat Eczacıbaşı Federasyonu Başkanlığı'nda Olimpiyat Şampiyonu Pierre Jonqueres d'Oriola'nın katıldığı uluslararası yarışma Mithatpaşa Stadı'nda yapıldı
1960- Rotterdam Milletler Kupası'nda Cevdet Sümer, Nail Gönenli, Salih Koç oluşan ekip 1 oldu
1960- Roma Olimiyatları'nda Ferdi'de Cevdet Sümer 15 oldu
1964-1988- Türkiye'de at vebası daha sonrada görülmesi ve son yıllarda da ruam hastalığı nedeniyle Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI) Türk atlarına yasak koydu Yasak süresince biniciler Balkan ülkeleri haricinde uluslararası sahaya çıkamadı.
1978- Süvari yarışma Grubu lağv edildi. 1984 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı bünyesinde faaliyetlerini sürdürdü. 1984 yılında Kara Kuvvetleri'na bağlandı.
1992- Binicilik Şampiyonası'nda Türk binicileri uzun bir aradan sonra uluslararası alanda ilk kez altın madalya kazandı.
1994- Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI)'nun verdiği kararla Asya Grubu'nda mücadele veren Türkiye, Avrupa Grubu'na alındı
1999- Atların Avrupa'ya girişleri yasaklandı
2002- Atların Avrupa'ya girişlerine izin verildi
1992, 1993, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 2000, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında düzenlenen Balkan Şampiyonaları'nda Türk binicileri çeşitli kategorilerde altın, gümüş ve bronz madalyalar aldılar
2005-Türk milli takımı İstanbul'da düzenlenen Balkan Atlama Şampiyonasında Yetişkin,Genç Yetişkin ve Gençler kategorisinde takım ve Ferdi olarak Balkan Şampiyonluğunu kazandı
2006-Balkan Şampiyonasında takım halinde şampiyon olurken,At terbiyesi dalında Yıldız takımı büyük bir başarı göstererek ilk kez altın madalyayı Türkiye'ye getirdi Türkiye Binicilik Federasyonunun,İstanbul Atlı Spor Kulübü evsahipliğinde düzenlediği ilk Avrupa Yıldızlar şampiyonasında milli takımımız,takım halinde beşinci olurken,aynı yarışmalarda gençler dalında yapılan teşvik yarışmalarında binicilerimiz birincilikler almıştır
2006-Türkiye'nin en önemli Binicilik Yarışması olarak görülen Atatürk Kupası Türkiye Binicilik Federasyonu tarafından Sipahi Ocağı Binicilik Kulübü evsahipliğinde ilk kez 2 000 kişi önünde gece yapıldı ve bu kupayı 3 kez üst üste kazanan Mert Alıcıoğlu kupanın daimi sahibi oldu |